Yağmur Damlası

Yağmur Damlası
Ana Sayfa
Adına Erzurum Demişiz
Aşşahtan Gelirem
Bar
Bar Kıyafetleri
Beddualar
Cağ Kebap
Cirit
Çay
Dadaş
Dedi ki Yoh Yoh
Deli Kız
Dün Gece Yar Hanesinde
Erzurum
Erzurum Dilinden
Erzurum Kitap
Erzurum Şivesi
Erzurum Türküleri
Erzurum Yemekleri
Erzurum' da Ramazan
Erzurum' lu Memur
Erzurum İlçeleri
Erzurum Fıkraları
Erzurum Manileri
Hani Yaylam
Oltu Taşı
Nene Hatun
Seslirem
Seni Ele Sevirem ki
Erzurum Tarihi
Tarihi Yerleri

Videolar
İletişim
Defteri Oku|Deftere Yaz











 
 
  Yağmur Damlası

Defteri Oku | Deftere Yaz

 Facebook'ta Paylaş

 
 

Erzurum ve Çay

              

ÇAY KİTABINDAN
Sabahları uykunun verdiği mahmurluğu, çayın bardağa dökülürken çıkardığı ses, etrafa yaydığı rayihası, kokusu ve çektiğimiz ilk yudumla atarız. Çok etkili bir ilaç gibi bizi kendimize getirir. Sohbeti koyulaşmada bir katalizördür.
Erzurumlunun çay sevdası bu belki de yüzdendir.
Erzurum'da çayın tarihi incelenmiş midir? Çayı bol ve açık içerler burada.
Ne kadar lezzetli ki, doyum olmaz tadına,
Benzer Şarkın can yakan, sıcacık kadınına
H. Şinasi 5. Beyit "Erzurum'da Çayhane" şiiri
"Erzurumlu çayı bir başka içer
Çayı Rizeliler yetiştirir. Ama çayı da Erzurumlular içer. Erzurum'da
çay bir başka içilir. 'Herkes hamur açar, ama anam başka açar.' Dediği gibi
herkes çay içer ama Erzurumlu bir başka çay içer. Çay içtiği gibi çayın
destanını da yazar:
'Hıngel ile turşu yedim yanmışam
Otuz içtim şimdi ancak kanmişam
Semaverin tükendiğin sanmışam
Tazesinden hele doldur ver bir çay'
(23 Temmuz Erzurum Doğu Fuarı Dergisi 1974)"
Yaptığımız yöreyle ilgili toplamalarda, 1895 yılındaki kolera
salgınında bölgenin vali paşasının insanlara, şehrin kavşak noktalarına
koydurduğu dev kazanlarda kaynattığı dev kazanlarda demlettiği çayı
içirdiğini kaydetmişiz. Kolera savaşında, hele ilaçların olmadığı devirlerde
tek çare mikropları öldürerek insanların hastalanmalarını önleyebilmekteydi.
Böylece hastalıkla başa çıkabilmişler. Sonra çay içme bir alışkanlık olmuş
bu şehirde. Sebze meyve de olmadığından vücudun su ihtiyacı çayla
karşılanmış. Demiryolu gelip, üretim merkezleri yakınlaşınca çayın önemi
azalmış ister istemez.
Çayın kültür tarihini yazanlar ne yazık ki Erzurum'daki çay
adetlerinden bahsetmiyorlar. Erzurum'da yaşayan insanlar yazıyor mu ki bu
konuları?
Eski devirlerde bir kantariye mağazasında şunlar bulunurdu: şeker,
çay, kahve, sigara, kibrit, sabun, tarçın, havlucan, kara ve kırmızı biber,
baharat, kova ve inşaat malzemesi. O zamanlarda Erzurum'da kantariye üzerine
iş yapan kuvvetli müesseseler mevcuttu. Nemlizadeler, Rum Kabayanidi gibi
koskaca birer hanı işgal ederek kantariye ticareti yapan büyük tüccarlar
dahi bulunmakta idi. Erzurum'un ithal ettiği şeker; büyük miktarlara baliğ
olur, şekr nakliyatı deve, at, mekkareleri, çift atlı, dört atlı arabalarla
yapılırdı. Van, hakkari, Bitlis, Muş gibi vilayetlerin şeker ihtiyacı,
Erzurum'dan gönderilen ikiyüz, üçyüz çuvallık partilerle temin olunurdu.
Şeker ithalatı hassaten Fransa'dan ve bir miktar da Rusya'dan yapılırdı.
Rusya'dan gelen mallar arasında semaver de sayılmaktadır. 1914 senesinden
evvelki ithalat: Trabzon iskelesine transit çıkartılan ithal malları:
Şeker, çay... İstanbul'dan mübayaa edilen ... şeker, çay, kahve...
Rusya'dan Kötek kapısı tarikiyle ithal olunan ... semaver...
... bir kısım sahil halkı da at ve katırları vasıtasıyla Erzurum'un
tütün, şeker, çay... gibi mübrem ihtiyaçlarını karşılamışlardır. Ruslar ile
yapılan ticari anlaşmada Erzurum tüccarları Rusların Erzurum'daki mümessili
olan Zorkorstorg şirketiyle anlaşmalar yapmışlardır. Ruslara canlı hayvan ve
hayvan mahsülleri satarak onlardan şeker, tuhafiye ve manifatura
almışlardır. Komşu vilayetlerin ticaret adamları ... kantariye...
ihtiyaçlarını Erzurum'dan karşilarlardı. Kantariyecilerin büyük çoğunluğu
Kongre Caddesi ve Hacılar Hanı civarında yerleşmişlerdi.
Nasıl bağlayalım bunu? Rize'de üretilen, siyah Doğu Karadeniz çayından
bahsediyoruz. Yaylalardan, kartal yuvası benzeri yerlerden aşağı bakarsın,
ıslanmakta olan çay bahçelerini görürsün. Hani oralar yurdumuzun yağmur
turizmi bölgeleridir.
"... bu havali ahalisi çay istimaline be-gayet mümhemikdirler. Zengin
fukara her kim olursa olsun umumiyet üzre sabahları hanelerinde çay istimal
ettikleri gibi; kıraathanelerde kahveden fazla çay sarfiyatı vuku buluyor.
Arabacılar, kiracılar yollarda konak mahallerde rençberler dahi hanelerinden
ma'ada tarlalarda, harmanlarda tedarik ettikleri teneke semaverler ile çay
kullanırlar. Bu havalide çay otuz (30) seneden beri taammün etmiştir. Bir
iki seneden beri darçın menku'u çay makamında istimale başlamış ise de
adem-i taammümü hakkında verilen müzekkere-i acizanem üzerine bir dereceye
kadar önü alınmaktadır.
Dr.Şerif Soylu: Erzurum Sıhhi Cografya Kitabı,
1913"

TÜRKİYE'M
...
Durmuş da yorgunluk çıkarmışım,
Bir akşam vakti
Dört bardak kiralama çayla Erzurum'da
..."
Turgut Uyar

Evet, çay şiirleri çoğalıyor. Şiirde ve sanatta çayın yeri nedir?
Devam etmek isteyen vardır belki... Orhan Veli'den:

NE KADAR GÜZEL

"Çayın rengi ne güzel
Sabah sabah,
Açık havada!
Hava ne kadar güzel!
Oğlan çocuk ne kadar güzel!
Çay ne kadar güzel!"

 

 
Yağmur Damlası

Yağmur Damlası 2004
KRİWEB